Blog

Asyam Tayland Dondurma

6

Amasra Büyük Liman Plajı girişinde (Sesamos Cafe) Tayland Usulü Dondurma dükkanı açıldı. Amasra’da bu lezzeti ve dondurma yapım sanatını kaçırmayın!

Harita Konumu

07 Temmuz 2019 |

Amasra’lı Olimpiyat Sporcusu Aemilianus!

0

Amasra’da bulunan bir mezar taşında MS 155 yılına ait olimpiyatlarda madalya kazanmış bir sporcucunun heykeli bulundu.

“Otuzuncu yaş yılında, adımı Aemilianus olarak babam koymuştu.  Soylu bir aileden gelen Geminos, dadım ve mürebbiyemdi. Tanrı Euios için ateşle yakılarak kutlanan şenliklere mistik bir inanışla bende katıldım. Güreşte, mızrak atmada, pankreasta, disk atmada, koşuda, atlamada ve bütün ritmik top oyunlarında ustaydım.Eğitimcim bütün bu sporlarda beni başarıya hazırlayandı. Satirde Kyzikos ve Pergamon’a üstün geldim ve Kyzikos çelengini bizzat taşıdım. Oysa kıskanç Moira, Pergamon Çelengini benden esirgedi. Vücudumu ise ecel, Dor ilinde yok etti. Eğitimcim Geminoz, kemiklerimi Amastris’e götürüp çelenklerle bezeli taş bir sandık içinde edebiyete terk etti…”

Mezar taşını Amasra Müzesinde görebilirsiniz.

 

19 Haziran 2019 |

Tekne’de Evlilik Teklifine Hazır mısınız?

0

Amasra’nın eşsiz sahillerinde unutulmaz bir evlilik teklifi ve arkadaşlarınızla organizasyon için bizimle iletişime geçiniz +90 531 409 0967 (Mahmut Kaptan).

03 Haziran 2019 |

Amasra’da Arkeolojik Kazılar Devam Ediyor

0

Amasra’nın 3 bin yıllık tarihi tarla ve binaların altında!

Amasra’nın bedesten bölgesinden ve tarihi şehir merkezinden  3 bin yıllık tarih fışkırıyor.

Milattan önce  300üncü yıllarda kurulduğu bilinen Helenistik devamında İyonya, Roma, Bizans ve Ceneviz döneminden eserlerin yer aldığı Amasra’da Amasra Müzesi’nin yürüttüğü çalışmalar devam ediyor.

Helesnik Dönemin başlangıcı çoğu kez Büyük İskender’in ölüm tarihi olan MÖ 323 olarak alınır. Dönemin sonu ise Yunanistan Yarımadası’nın Roma Cumhuriyeti tarafından işgal edildiği MÖ 146 olarak kabul edilir. Bazı tarihçiler ise Büyük İskender’in imparatorluğu’ndan kalan son devlet olan Ptolemaios Hanedanlığı’nın Aktium Savaşı’nda yenilgiye uğrayıp yıkıldığı tarih olan MÖ 31-30 tarihini Dönem’in sonu olarak kabul ederler(Green P).

Amasra  Müze Müdürü Aydın  “Amasra, eski Yunan ve Roma kentleri gibi bir antik kent ve  o dönemlerin bir eyalet merkezi konumunda “Tarım alanlarının altında kalan  yüzde 40’lık antik kentin korunması, kollanması, bunun gelecek kuşaklara sağlıklı  bir şekilde aktarılması insanlığın kültür tarihi, kültürel miras açısından  oldukça önem arz eden bir husustur” ” bilimsel kurtarma kazılarını başlattığımız  ilçede bu antik kenti gün yüzüne çıkarmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

 

Kaynak: Green P. Alexander The Great and the Hellenistic Age, sayfa: xiii. Green P.

23 Nisan 2019 |

Çöven Ekmeği

1

Amasra’nın ve Bartın’ın yöresel ekmeğidir. Kepekli ekmeklere nazaran daha güzel tadı vardır. Taze kalma süresi normak ekmeklere nazaran 2-3 gün daha fazladır.En büyük özelliği 150 derecelik fırında çöven kabında pişmesidir…

Amasra’ya geldiyseniz kesinlikle tadmanızı tavsiye ederim. Çöven ekmeğini Amasra’daki ekmek fırınlarda bulabilirsiniz…

14 Nisan 2019 |

Amasra Belediye Başkanı Emin Timur Vedalaştı

0

BAŞKAN TİMUR “ HAKKINIZI HELAL EDİN”
Amasra Belediye Başkanı M.Emin Timur Yaklaşan 31 Mart Yerel seçimlerinde Tekrar aday olmayarak görevinden ayrılacağı günü bekliyor.
Başkan Timur İşçilere 10 yıl önce verdiği sözü yerine getirememenin üzüntüsü içinde Belediye Çalışanları ile bir araya gelerek veda konuşması yaptı. Başkan Timur Amasra Belediyesi Toplantı salonunda gerçekleşen Oturumda “ 2009 yılında bir söz vermiştim ,şuan içinizde bulunan bazı arkadaşlarımız verdiğim bu sözün şahididir. Demiştim ki işçiler alın teri kurumadan maaşlarını alacaklar bunun sözünü veriyorum demiştim.Maalesef bunu gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyorum. İki dönem Belediye Başkanlığım esnasında buna muvaffak olamadım. Yaklaşan 31 Mart seçimlerinde tekrar aday olmam karşılığında işçilerin maaş alacaklarının ödenmesini ve bunun sözü verilmesi durumunda tekrar aday olabileceğimi ifade ettim. Ancak bunun sözünü alamadığım için yeniden Belediye Başkanlığına aday olmadım.


Acısı ve tatlısı ile birlikte 10 yılımız geçti. İstemeden kalplerinizi kırdıysam özür dilerim. Ben sizlere hakkım geçti ise Hakkımı helal ediyorum, sizlerde bana haklarınızı helal edin” dedi. Başkan Timur ve işçiler kısa süreli sohbetin ardından sıra ile Başkan Emin Timur ile vedalaştılar.

31 Mart 2019 |

Skylife Amasra Yazısı – 4 Mevsim Görmeli Bu Güzelliği…

0

 

İnsan, yaşamına derin çizgilerin nerede atılacağını bilseydi; oralara ilk gidişini, o kentlerle ilk karşılaştığı anı belleğine silinmez bir görüntü olarak nakşederdi

Yıldızların şiirlerdeki harfler gibi gökyüzüne dizildiği bir sonbahar gecesiydi.

Bartın’dan sonra, sanki bir yılanın sırtına binmiş ve dolana dolana dağlardan inmiştik.

Karanlık, denizin yüzünü göstermemişti. Sonra birden bütün ışıklarını yakmış bir gemi gördüğümü sanmıştım.

Limanda bekleyen uzun bir gemiyi andırıyordu kasaba. Ertesi sabah dalga sesleri beni uyandırdığında artık o geminin bir yolcusu olduğumu düşünmüştüm.

Biliyorum ki, adını Amasra’ya veren ve deniz ticaretinin yollarını izleyen prenses Amastris de; gemileri karadan kızaklarla Haliç’e indirip İstanbul’u alan Fatih Sultan Mehmet de; bir zamanların ünlü denizcisi Drake’in gemisi Golden Hind’in aynısını Çakraz’daki yapımevinde yeniden yaratan Hüseyin Çoban da; Amasra’yı dalgalı saçlarının arasında bir yavru yunus gibi saklayan Nezahat öğretmen de; kasabanın geçmişini tarihin derin sularından bir midye toplayıcısı gibi çekip çıkaran Necdet Sakaoğlu da o gemiyi gördüler.

Gördüler ki, Amasra bir tutku oldu onlarda da…

Amasra benim onu ilk gördüğüm o günden bu yana, iyice ünlendi. Gezi dergilerinden, gazetelerin turizm eklerinden, film karelerinden, TV dizilerinden eksik olmaz oldu. Kolay keşiflerin meraklıları tepeden iner gibi doldular kasabaya, tıpkı yıllar önce kalesinin iç kesiminin evlerle dolması ve ruhunu zedelemesi gibi…

Bense, kalabalıkların çekildiği zamanlarda ya da onlara uzak yerlerden seyrettim Amasra’yı.

Yazın, özellikle haftasonları binlerce konuğu olur kasabanın. Kumsallar, balıkçı lokantaları, Çekiciler Çarşısı tıklım tıklım dolar.

Amasra’da yağmurları sevdim, Tavşan Adası’nın yanından geçen yunus sürülerini, Boztepe’de ilkyaz yağmuru damlalarını yüklenen zambakları…

O zambaklar ki, Amasralılar onlara susam derler. Her ne kadar Sakaoğlu bu sözcüğün “Sesami, Sesam ya da Sesa”dan türemiş olduğunu söylese de; halk kasabanın ilkçağlardaki adı olan Sesamos’un adını bu yabani çiçeklerden aldığına inanır.

Bugünlerden başlayarak sis, sabahın erken saatlerinde pamuktan bir yorgan gibi evlerin ve ağaçların üzerine inecek. Kuşkayası’nda dinlenen kertenkeleler çekilecek, böğürtlenler ve mantarlar toplanacak. Yaz lokantaları yavaş yavaş kepenklerini kapatacaklar. Yelken Kulübü’nün küçük optimistleri okullarının yolunu tutacak. Sert rüzgarların ve Amastris’in gözyaşlarını anımsatan yağmurun mevsimi başlayacak çünkü. Onlara kimse kızmasın, olmasaydılar Karadeniz bu denli yeşil olabilir miydi?

Mendireği aşıp yükselen güz dalgalarının ardından, Karadeniz’in sesine fırtınanın hırpaladığı yorgun yaban kuğularının kanat sesleri eklenecek. Karla birlikte Küçük Liman’a inecekler ve orada uzun süre kalacaklar. Ceneviz Kapısı’ndan geçen tarih meraklısı üniversite öğrencileri üzerindeki Cenova armalarını defterlerine çizecek. Balıkçı tekneleri ağlarını toplaya toplaya, peşlerinde martı sürüleriyle geri dönecekler.

Sonra bahar yeniden geri dönecek Amasra’ya. Soğuklar kırılacak. Kaleiçi’nde oturan Zülfiye Hanım’ın ayakkabılara, çaydanlıklara ve ne bulursa onların içine ektiği çiçekler boy atacak. Kayıklar boyanacak, elden geçecek.

Aşıklar, Kefaser tepesinin ucuna bir uçurumun kıyısından yürüyerek varacak ve el ele tutuşup yeşil bir çanak gibi duran Küçük Liman’ı ve onun kolyesi olan Kemere Köprüsü’nü seyredecekler.

Bence Amasra’yı dört mevsimde de görmeli. Denizin uysal bir çocuk gibi kumsala yanaştığı kısa yaz günleri yetmemeli size. Bartın-Amasra yolunun gelinliğini giymiş ağaçlarla bayram yerine döndüğü, ballıbabalarla, sümbüllerle, zambaklarla bezendiği ilkbaharda; sarışınlığı ıslak bir taç gibi başına geçirdiği, güneşin Küçük Liman’ın avucunun içinde battığı sonbaharda; ve elbette vahşi, inatçı, başkaldıran yüzüne tanık olacağınız kış mevsiminde de gidin. Ama hangi mevsimde orada olursanız olun, Amasra’yı sokak sokak gezmeli, sokak sokak sevmelisiniz. Dönmeden önce, günbatımında kıyıdaki lokantalardan birinde salatayla birlikte balık yemelisiniz bir kere daha.

Yalnız parmaklarınıza dikkat edin! Balığın lezzeti parmaklarınıza bulaşabilir!

Yazı: Erhan Çataltaş

SKYLİFE  EKİM-2003

 

01 Şubat 2019 |