Blog

Cenova Şatosu (Amasra Kalesi)

0

Amasra Kaleiçi mahallesinde bulunan Cenova şatosu harabe görünümündedir. Şato Osmanlı döneminin ilk yıllarında da aktif olarak kullanılmıştır (Cenovalılar ve Osmanlı’nın arası iyi durumdayken).

15 Haziran 2018 |

Fatih Camisi

0

Tarihi Özellikleri ve Önemi

9. yy.da Amasra Kalesi içinde yapılmış eski bir Bizans Kilisesidir. Amasra’nın 1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi sırasında camiye çevrilmiştir.

Mimari Özellikleri
Dönemin tüm yapı özelliklerini taşıyan yapının Narthex (İlk Cemaat) bölümü ile Ambon (Apsis) çıkıntısı sonradan mekâna katılmıştır. 19×11 m boyutlarındaki caminin, 1887 yılında dört duvarı dışında mekânı örten ve yer yer yıkılma tehlikesi gösteren beşik tonoz çatısı kaldırılmış, yerine ahşap tavan ve çatı yapılarak büyük bir onarımdan geçirilmiştir.

Amasra Fatih Camisi Tanıtım Videosu

Türkiye’de ve diğer İslam ülkelerinde rastlanılmayan “Cuma hutbesinin kılıç çekilerek okunması” geleneği

günümüzde Fatih Camii’nde yaşatılmaktadır.

Cuma Hutbesinin Kılıç Çekilerek Okunması’nın Nedeni Nedir?

Bilindiği gibi, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in savaş kıyafetleriyle gittiği Mekke’de Cuma hutbesini kılıcını kınından çıkararak okuması; yıllarca “Sünnet” kabul edilerek bütün camilerde uygulanmaya başlamıştı. Geçen 1400 yıllık sürede bu gelenek zamanla unutulmuş olsa da, Amasra Fatih Camii’nde hala sürdürülmekte ve hayli ilgilerini çekmektedir.

Amasra Fatih Camisi Fotoğrafları

 

15 Haziran 2018 |

Amasra Bedesten

1

Roma Eyalet Meclisi Sarayı (Basillique)

Amasra’nın güneyinde sahile yaklaşık 1,5 km uzaklıkta bulunmaktadır. Bölge turistler tarafında çok bilinmesede görülmeye değerdir. Amasra’da Roma Döneminin odak noktalarındandır.

Bedesten (Eyalet Meclisi Sarayı, Basillique) Hakkında Bilgiler

Metropolis (Eyalet başkenti) Amastris’in geniş bir alan içinde büyümesi, kalabalık ve planlı bir kent görünümü alması için imparator Traianus (98-117) zamanında imar çalışmalarına hız verildiği sanılıyor. Resmi alan (Form), Eyalet Meclisi Sarayı (Basillique), Şeref yolu (Arter), Tiyatro, Akropol, Tapınaklar, muntazam cadde ve lağım şebekeleri. Güneydeki Akropolden başlayarak yarımadaya doğru, kent dokusunun başlıca nirengileri bunlardı, aşağı yukarı hepsi de M.S. 1. yüzyılın ikinci yarısı ile 2. yy başlarında yapıldı.

Bugün “Bedesten” denen ve o zamandan kalma eserlerin en iyi korunmuşu sayılan Basillique’in dışında, yaklaşık 5000 kişilik tiyatronun bir girişi, Akropol surlarının küçük bir parçası, Arter’in bazı sütunları, alt yapıyı oluşturan su ve kanalizasyon şebekelerinin büyük bölümü halen görülebilmektedir. Geniş Plastra (koşu ve oyun alanı) ile şehir agorasının kalıntıları ise diğer birçok eser gibi, kalın alüvyon birikimleri altında kaybolmuştur.

 

Bedesten Bölgesi Harita Konumu

Roma restorasyonunun lejyon fırkalarının özverili çalışmalarıyla gerçekleştirildiği de muhakkaktır. Burada uzun süre görev yapan Dördüncü Galia Lejyonu’nun yukarıdaki eserlerin ortaya çıkmasında emekleri olduğu gibi, bugün ancak, Kemere denen geçit köprüsü ve bunun bağlı bulunduğu Köprü Kulesi (Karanlık yer Kapısı) görülebilen eski kalenin de yine lejyon birliklerince yapıldığı tahmin edilmektedir. Amastris’in genel görünümü ve bakımlılığı konusunda kısa fakat çok değerli bir bilgiyi; M.S. 111-113 yıllarında Bitinya Pontus Yöneticisi olan C. Plinius Caesilıus Secundus’un, imparator Traianus’a gönderdiği bir mektuptan öğreniyoruz. Daha önceki prokonsüllerin kötü ve soyguncu yönetimlerine son vermek için Bitinya -Pontus’u doğrudan bir “İmparatorluk Bölgesi” yapan Traianus, zamanının en aydın ve merhametli devlet adamlarından Plinius’u, Augusti olarak Bitinya-Pontus Valiliğine göndermişti. Eyalet yönetimi deneyimi bulunmayan Plinius, birazda karakterinin gereği, karşılaştığı her sorunu, mektuplarla imparatora yazıyor ve aldığı direktiflere göre hareket ediyordu.

M.S. 1. yüzyıl sonları ve 2. yüzyıl başlarında muhtemelen Roma Eyalet Meclis Sarayı ( Bouleuterion ) olarak yapılmıştır. Bazilika planlı olup, 5 adet Sahını (Nef) ve 18×45 metrelik boyutlarıyla büyük bir yapıdır. Spor salonu veya Roma hamamı olabileceği, sonradan ticari amaçlarla kullanıldığından Bedesten adını buradan aldığı da kesin olarak netleşmiş değildir.

Günümüzde harabe olup, tuğladan örülen duvarlarının bir kısmı ayaktadır.Geçtiğimiz yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla eski haline geri dönen Bedesten tarih tutkunlarını bekliyor.

19 Haziran 2017 |